Ana içeriğe atla

Bir Ömre Yeten Gece

 

                                                                               

Tüm vakitlerin meftun olduğu gecedir Kadir gecesi. Köklü kararların alındığı gece… Her şeyin ölçüsünün takdir edildiği gece. Okudukça insana değer katan sonsuzluğa kapı aralayan gece. Karanlıklar içinde vahyin aydınlığıyla ışıyan gece. Ayetlerin insanın yüreğine indiği, yüreğin İslam’a açıldığı gece senin kadir gecendir. Yakalamışsan o geceyi bir ömür yeter sana. Ahlakını, yaşayışını Rabbin emirleri ve rızası doğrultusunda düzenleyip yaşamaya karar verdiğin gece Kadir gecendir.

İnsan vardı, amma farkında değildi kendisine bahşedilen nimetlerin. Vahyin muhatabı olmaya başladığı gece sanki yeniden doğdu. Kadir gecesi, Rabbinin insana tenezzülüydü. Kadir kıymet vermesi ve yaratılanların birçoğundan üstün kılmasının resmiydi. Vahyiyle yol aldırarak hazinelerin kapısını aralamak istiyordu insan için.  Ve insan akıl, irade ve idrakiyle Rahman’ın rahmet nazarlarına mazhar olmuştu.  Rabbine yönelen insan, vahiyle HAKK'ı, hakikati okumaya başlayarak, kurmaya başlamıştı Hayy’atını… Kur’an’ın indirildiği gece insana ruhi tekamülünün tüm imkanları seferber edildi. An’ı yaşamaya ve idrak etmeye başladı insan. Öz’ünü keşfetti. Hakk’ı batıldan ayırt etti. Vahiyle donandı, ışıldadı. Rabbinin davetine icabet eden insan daha da kıymetlendi. Sonsuzluğa uyanış başladı böylece.

Rabbinin mesajını okudukça, beşer olarak yaratılan eşref-i mahlukat, sırlı kapıları açarak “insan” oldu.  Kıymetini arttıran Rabbinin rızalığını celp etti, kederden uzak kaldı, sınırlı ömrünün sınırlarını zorlayarak azade kıldı kendini. Farkında ve idrakinde olarak Hayy’atını yaşamaya ve yol almaya başladı. Sorumluluklarını yüklendi insan. Varlığa hak ettiği değeri vermeye, kıymet bilmeye başladı. Her şeyi yerli yerine oturttu, hikmet nazarıyla yaklaştı. Nasıl ki Rabbi kendisini kıymetlendirmişse, o da her AN’ına değer katmaya başladı. Rabbini arayıp bulamayan insan, sadrına(yüreğine) bakınca O’nu orada buldu. Esasen Rabbi onu hiç terk etmemişti.

Kadir Gecesi varlığın künhüne varmaktır. İlahi Kelam ile yol almaktır. Kur’an-ı Mecit ile ziynetlenmektir. Bu yüzden ilahi ilkeleri hayatının temel direği yaparak kulluğa devam etmeli insan. Kadir Gecesinin idrak edilmesiyle daha bilinçli bir hayatı yaşamak dileğiyle Kadir Geceniz mübarek olsun.

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

KURŞUN SESLERİNDEN YANKILAR

       Benim adım Yemame. Beni her gün ekranlardan izliyorsunuz, ama tanımıyorsunuz. Bugün, yıkıntıların arasında yürürken annemin kucağını aradım. Ama annem yoktu… Yalnızca soğuk taşlar ve yıkılmış duvarlar vardı. Her adımımda ayaklarım, molozların arasında sıkıştı, taşlara takıldı. Defalarca düştüm, kalktım, yürüdüm. Nereye gideceğimi bilemeden... Gökyüzü patlayan bombalarla delik deşik, rüzgâr bile korkuyu taşıyordu.      Yiyecek bir şeyler bulmak için arandım… Taştan da sert bir parça ekmek buldum, elimde tuttuğumda ellerim kanadı. Toza bulanmıştı. Ama başka çarem yoktu, onu yemek zorundaydım. Başka çocuklar gibi ben de açım. Susadım… ama su yok. Sadece gökyüzüne bakıp umut etmeyi öğrenmiştim. Kupkuru dudaklarım, duaya durmuş, titriyor...      Babam, dün bombalamalarda yaralananlara yardım etmek için dışarı çıkmıştı. Bir daha gelmedi. Komşularımızın anlattığına göre bir dron saldırısında bombalandı… Onlar babamı aldı benden....

BAŞARMANIN SUÇLULUĞU

       İnsan doğasının, başarıyı kutlamak yerine kıskançlık ve küçümsemeyle karşılama eğilimi maalesef yaygındır. Bu durum ise başarılı olan insanda çok ilginç bir halet-i ruhiyeye sebep oluyor. Buna başarmanın suçluluğu (Survivor's Guilt/Success Guilt) deniyor. Peki, başarılı olmuş bir insanda başarmanın suçluluğu hissi neden ortaya çıkar?      Bir kişi başarılı olduğunda, içgüdüsel olarak takdir ve onay bekler. Ancak bu onay gelmediğinde( ki çoğu zaman gelmeyebilir) veya olumsuz tepkilerle karşılaştığında, zihin bunu bir tür tehlike veya dışlanma sinyali olarak algılayabilir.      Bir şeyleri başarmış insanda başarmanın suçluluğu denilen durum, genellikle şu nedenlerle oluşur:      Başarılı olan kişi, toplumsal bir baskı ve kıskançlıkla karşılaşabilir. Çevresindekilerin (aile, arkadaşlar, meslektaşlar) kıskançlık, eleştiri veya mesafeli davranışları ile karşılaşır. Bu durum, kişinin bilinçaltında "başarıl...

KIRGIN BİR HAYKIRIŞ

  Biliyor musunuz, bugün tanınmaz hale gelmiş sokaklarda yürüdüm yine, bir hayalet, bir canlı cenaze misali... Ayaklarım sivri cam parçalarıyla parçalandı, kanadı. Her bastığımda yer ayaklarımın altından çekilir gibi un ufak olan tozlara dönüştü. Her adımda korkum biraz daha arttı. Annemi aradım ama bulamadım. Ablama seslendim, kimse ses vermedi sesime. Sadece yıkılmış duvarlar, yerle bir olmuş evler, harabeye dönmüş bir şehir vardı. Bir ses var mı diye kulağımı açtım… ama sadece patlayan bombaların yankısı vardı. Kalbim hızla atıyor, aklım deli gibi “Ya bir bomba daha düşerse?” diye soruyordu. İçimde hayatın nüvesi bir kırık umut var... Açlıktan başım dönüyordu, ağzıma sert de olsa bir şeyler koymalıydım. Sırtıma yapışan midemi bir şeyle susturmalıydım. Kum tadı vardı, bulduğum taş gibi ekmek parçasında. Yutkunmak azap gibiydi. Susuzluk boğazımı yakıyordu. Babam… Dün ekmek bulabilmek için dışarı çıkmıştı. Bir daha dönmedi. Gözüm her bir köşe başına onu görür diye bakı...