Zamanın unuttuğu bir sokakta yürüyordu, Omuzlarında kasvet yüklü bir ağırlık, Gözlerinde ağlamaklı bir geçmiş. Bitkin adımlarla sürüklüyordu kendini, Morali bozuk, cesareti kırılmış, Yüzüstü bırakılmış bir hikâyenin son cümlesi gibiydi. Hasret çeken bir kalbin yankısıydı sesi, Gamlı, acılı, tükenmiş. Kötümser bir gökyüzü altında, Ümitsizce arıyordu bir ışık kırıntısını. Ama her adımda biraz daha mahvolmuş, Biraz daha sessizliğe gömülmüştü. Nefret uyandıran kimsesizliğe lanet yağdırmıştı. Gözlerinde derin bir hüznün yangısıyla...