Memleket özlemi cidden insanı hasta edermiş. Boşuna bülbülü altın kafese koymuşlar da ille de memleketim dememiş. Yine de bir garip hüznün eşlik ettiği bayram günleri jet hızıyla geçerken eskisi gibi olmasa da yine de güzeldi dedim kendi kendime. Öyle de olsa yine de gelsin bayramlar demiştim. Dem başka bir deme evrilirken, sanki geç kalmışım gibi hissettiren başka bir duyguyla hemhal nostaljik takılmaları tecrübe ettim. “İnsan neden hep eski günlerini arar? Nostalji insanın DNA’sında mı var? Her geçen günle eski günlere özlemin artması bundan mıdır?” diye istemsiz sorularla baş başa kaldım birden. Oysa Çürümenin Kitabı’nda yazar E.M Cioran, nostaljinin; “Varoluş ya da mutlak içinde dinlenmemize engel olduğunu; bizi belirsiz olanın içinde yüzmeye, dayanakları...