Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Aralık, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Geçmişe Ağıt

                                            Memleket özlemi cidden insanı hasta edermiş. Boşuna bülbülü altın kafese koymuşlar da ille de memleketim dememiş. Yine de bir garip hüznün eşlik ettiği bayram günleri jet hızıyla geçerken eskisi gibi olmasa da yine de güzeldi dedim kendi kendime. Öyle de olsa yine de gelsin bayramlar demiştim. Dem başka bir deme evrilirken, sanki geç kalmışım gibi hissettiren başka bir duyguyla hemhal nostaljik takılmaları tecrübe ettim.   “İnsan neden hep eski günlerini arar? Nostalji insanın DNA’sında mı var? Her geçen günle eski günlere özlemin artması bundan mıdır?” diye istemsiz sorularla baş başa kaldım birden. Oysa Çürümenin Kitabı’nda yazar E.M Cioran, nostaljinin; “Varoluş ya da mutlak içinde dinlenmemize engel olduğunu; bizi belirsiz olanın içinde yüzmeye, dayanakları...

Buhranlarda Boğulmak

                                        Yine gam yükünün kervanı geçti kapımızdan… Bir hüzün vaktini tecrübe ettik yine. Ellerimizden kayıp giden genç hayatları tutamıyoruz. Her giden can bizden de bir parça koparıp götürüyor. Tarifi imkânsız acılarla kolektif bilincimizde de travmalar oluşuyor. Gencecik hayatlar, yaşamı bir cefa olarak karşılamaya başladılar. Yaşamın her anı onlar için bahşedilmiş bir lütuf değil, kaldırılması zor bir yük. Çünkü bu sürecin sonucunda onlara mutluluk vaat edecek hiçbir teklif bulunmuyor. Hiçlik ve boşluk duygusu yaşamın en değerli varlığı olan insan hayatının sonunu getiriyor.   Gittikçe anlamını yitiren hayatta insan tutunacak dalı ararken, sabit ve sağlam değerlerden de uzak yaşayınca tıkanıklıklar baş gösteriyor. İnsan hayatı zaten güllük gülistanlık bir seyir arz etmiyo...

İnsanlık Dramı Sürerken…

                                                          Günlerdir işgalci Siyonist İsrail’in masum Filistin halkını katletmesini izliyoruz. Yüreklerimiz kan ağlıyor. Dilimize en can acıtıcı beddualar geliyor. Lakin ellerimiz hiçbir şey yapmıyor. Felç olmuş gibiyiz. Küfür tek millet olmuş, gümbür gümbür üzerimize gelirken siyasi hesapların kurbanı, vizyonsuzluk ile malul, küresel sisteme teslim olmuş İslam ülkelerinin yöneticilerinin sessizliğinden başka çıt yok! Bu kadar mı güçsüzsünüz? Bu kadar mı acizsiniz? Kendi halklarınıza şahin ama İsrail’e gelince dut yemiş bülbülsünüz! İsrail’in sınır tanımaz zulmünden çok, İslam coğrafyasının yöneticilerinden bu zulmü ve katliamı durdurmak için herhangi bir hareket ve niyetin ortaya çıkmaması insanı kahrediyor. İsrail’in yapıp ettiklerini elleri böğründe seyredip lanet okuyup kınama yapmaktan öte bir...